Category: Uncategorized
-
Zihnin şüpheci taşı: Obsesyonlar
Zihnin sakin sularında yüzmek, her insanın doğal bir arzusudur. Ancak bazen bir düşünce, fısıltısıyla gelip zihnin tam ortasına batan bir çivi gibi hissettirebilir. İnsanlar düşünür, sorgular ve fikir yürütür. Bazı düşünceler o kadar ısrarcı ve yüksektir ki üzerine fazla yoğunlaşıldığında zihin dokusu zedelenmeye ve ruhu aşındırmaya başlar. Eminim ki çoğumuzun…
-
Bir Temas Nasıl İyileştirir?
İnsanların hayatı anlamlandırma yolculuğu henüz ateş yokken, yazı yokken, ellerde yalnızca insanın yalın varlığı varken başlamıştır. İnsanlar henüz dünyayı anlamlandıracak kelimelere, karanlıkları aydınlatacak bir kıvılcıma sahip değilken bile “dokunabilmeyi” biliyordu. Yalnızca sınırlı imkan ve nesnelerin bulunduğu ilk çağda temas; korkuyu dindirmenin, karanlıkta birbirini bulmanın ve “buradayım” demenin tek yoluydu. Dokunmak,…
-
Polyannacılığın ötesinde: Affetmek
Bazen tek bir cümle, göğsün tam ortasına oturan o ağır kütleyi harekete geçirmeye yeter: “Sana bunu nasıl yapabildi?”Zaman akar, mevsimler değişir, sokaklardan yeni insanlar geçer; fakat zihnin bir köşesi o ihanet veya haksızlık anına çakılı kalır. Acı olan, insanın en çok güvendiği limanlarda fırtınaya yakalanmasıdır. Bir dostun soğuk bakışı, bir…
-
Görünmez dekor: Atmosfer
Zihin, düşünme, karar verme gibi çeşitli eylemler içerisindeyken birtakım manipülasyonlara da açık olan bir alandır. Zihnimizin teslim olduğu manipülasyon alanları sadece rakam,tablo, nesne ya da daha geniş adıyla somut temaların olduğu alanlardan ibaret değildir. Bazen kontrolü ele geçiren şey, elle tutamadığımız, gözle göremediğimiz, etkeni somut olsa dahi etkisi hissel olabilen…
-
Seçim Yanlılığı: Kendi kararlarımızın ne kadarı bize ait?
Önümüze çıkan sayısız alternatif arasından kendi irademizle bir yön belirleme, karar alma ve nihayetinde kendi hayat hikayemizi yazma sürecimizi oluşturan önemli etkenimiz seçimlerimizdir. Sabah uyanıp ne yiyeceğimize, aynanın karşısına geçip bize neyin yakışacağına, hangi yolu kullanacağımıza, kimlerle vakit geçireceğimize, nerede yaşayacağımıza, hangi mesleği yapmak istediğimize hatta hayatımızı kiminle paylaşacağımıza kadar…
-
Yeşil Canavar: kıskançlık
Biz insanlar sayısız hissin gelgitleri ile yaşarız. Bir sabah sebepsiz bir sevinçle uyanırken, bir akşam aniden harlayan öfkenin yangınında kendimizi bulabiliriz. Bazen ufak adımlarla korku gelip kapıyı çalabilir. Kapıyı hafif araladığımızda o aradan sinsice hüzün içeriye girebilir ve hatta evin baş köşesine oturabilir. Işık misali duygularda bu şekilde parlayıp sönebilir.…
-
Negatife sarılmak
Her insanın kendine has yaşam standartları, karakteri, kişilik yapısı, ve memnuniyetleri vardır. Kimimize aşk tutkulu bir kırmızıdır, kimimize saf bir beyaz ,kimimize ise mat bir siyah. Uçan kuş ayakları yerden kesen bir özgürlüktür belki , belki de gökyüzünün içindeki bir kaçak. Hepimiz aynı şeylere bakarız ama çoğumuz birbirinden farklı görürüz.…
-
Ruhumuzun sığınağı: Güven
Güven, bireylerin yeteneklerine, sahip olduğu kazanımlarına, zeka becerilerine, ikili ilişkilerindeki bir ‘başkasına’ ve en önemlisi kendisine inanma durumudur. Yalnızca soyut bir inanç ya da ahlaki bir değer değil , insan psikolojisinin en temel taşlarından biridir. Zihin ve kalp derinliklerinde yankı bulan, dış dünyanın kaotik karmaşasına karşı inşa edilen içsel bir…
-
Kaygı bir muhafız mı yoksa hapishane mi?
İnsan zihni uyanık olduğu her an bilinçli ya da bilinçsiz ,durmaksızın düşünce üretir. Bir tiyatro sahnesinde seyirciler bir bir çekilse bile o oyunun devam ettiğini görürüz . Seyirci bazen koltuğundan kalkıp gitse de, oyuncular repliklerini fısıldamaya devam eder. İnsan zihni de tıpkı o tiyatro sahnesi gibidir. Zihnin seyircisi “farkındalık “olurken…
-
Otomatik Düşüncelerin Gölgesinde Anı Yaşamak
Rakamlar her gün aynı temposunda ilerler. Yelkovan akrebi çevreler durur. Ritim aynıdır ama insan ruhu için her saniye aynı ağırlıkta değildir. Hayatın içerisinde bireyle, bireyin yaşamı ile şekillenmesi ile sadece rakamlardan ibaretliğinden ayrılır. İnsanın yaşayarak içine sığdırdıklarıyla büyümeyi, öğrenmeyi ,neyin doğru neyin yanlış olduğunu fark etmeyi gösterir. Bazen derman olur…